Giresun

Giresun/Merkez

Hacıhüseyin Mahallesi’ndeki bu Kandazlar Güven ve Pekgüven soyadına sahiptirler. Toplam 207 kişidirler. Ömer Pekgüven ve Yusuf Güven atalarıdır. Aslen Vakfıkebir Bahadırlı Köyü’ndendirler.

 

Ömer Pekgüven ve ailesi

 Üsttekiler; Ömer Pekgüven, Rabia Hanım, Zeynep Hanım

Çocuklar; Selahattin, Fatma, Ayten, Şengül, Alibey

Diğer aile ise Tekel ailesidir. Aslen Şebinkarahisar Alişar Köyü’nden olan bu aileye mensup 70 kişi tespit edilmiştir. Ailenin atası ise Alişar Köyü’nden Ömer Bey’in oğlu Faik Bey’dir (1903).

Yağlıdere - Ömerli Köyü

130 haneli ve 648 nüfuslu bir köyümüzdür. Yerleşim birimi olarak ne zaman kullanılmaya başlandığı kesin olarak bilinmemektedir. Köye ilk yerleşenler sırasıyla; Çonoğulları Dehahmetoğlu, Mollaibrahimoğlu, Aşçıoğulları, Yakuboğlu, Emiroğulları, Kandazoğulları, Bayramoğulları, Kahyaoğulları ve Keleşoğulları’dır.

Bu köy ile ilgili diğer bir rivayet ise, köye ilk yerleşen kişinin Kandazoğlu Ömer Bey olduğudur. Ömer Kandaz’ın isminden dolayı köye Ömerli denilmiştir. Bu aileye mensup 129 kişi tespit edilmiştir.

Ailenin tespit edilen en büyük bireyi 1834 doğumlu Ömer Kandaz’dır. Diğer kişi ise Ömer Bey’in oğlu 1864 doğumlu Dursun Bey’dir. Dursun Bey’in dört oğlu, üç kızı olmuştur. Çocukları; Ömer (1880), Mehmet (1883), Halil (1886), İbrahim (1899), Hatice (1891), Fatma (1895), Arife (1904)’dir.

Bu aileye mensup Resul Bey’in iki oğlu Ömer ve Mehmet Bey’in aileleri ise Palaklı’da ikamet etmektedirler.

Yağlıdere Köyü’nden Akın Kandaz ile 10.08.2008 tarihinde yaptığımız görüşme;

 “Giresun’un Yağlıdere İlçesi Ömerli Köyü’nde doğdum. Yaklaşık 20 sene boyunca bizden başka Kandaz soy isimine sahip kişiler olduğunu bilmiyordum. Aslında biz Ömerli Köyü’nde üç haneydik. Çoğu akrabalar ve soydaşlar uzun zaman önce doğdukları toprakları terk etmişler. Daha sonra bizimde akıbetimiz farklı olmadı. Doğduğumuz toprakları terk etmek durumunda kaldık. Şu an Ömerli Köyü’nde Kandaz soyadında kimseler yok. Ziyaret amaçlı gelenler var tabi ama yaklaşık beş senedir yerleşik kimse yok. En son amcamlar vardı. Onlar da Giresun’a taşındılar. Yazdan yaza gidiyorlar köye. Yani biz Ömerli Köyü’nde parçalandık. Bizim kökenimiz Ömerli Köyü’dür. Bizim dedelerimizin babası ve kardeşleri (Dört kardeş oldukları rivayet edilir) Kurtuluş Savaşı’na katılmış ve sonra sadece biri geri dönmüş. Biz o geri gelen kişinin torunlarıyız. Tabi bu bizim büyüklerimizden duyduğumuz. Her hangi bir akademik çalışma sözkonusu değil.

Akın Bey’in verdiği bilgilerden hareketle yaptığımız araştırma sonucunda savaştan dönen atalarının Halil Bey olduğunu tespit ettik. Diğer kardeşlerden; Mehmet, İbrahim ve Ömer Bey Kurtuluş Savaşı’nda şehit olmuştur. Ama savaştan dönen tek kişi Halil Bey değildir. Babası Dursun Bey de Gazi olarak geri dönebilmiştir. Ayrıca Mehmet Bey’in soyu da oğlu Resul Bey ile devam etmiştir.

Doğankent – Çatalağaç (Şadı) Köyü

Çatalağaç Köyü Giresun İli Doğankent İlçemiz’e bağladır. Köyün en eski soyları arasında Kandazoğulları da bulunmaktadır. Bu köyde kayıtlı Kandaz sayısı 84’tür.

Yaptığımız inceleme sonusunda Derindere Mahallesi’nde oturan soyadı Kandaz olan ailelerin lakapları; Guşgözgil, Mahutogil ve Kandazgil’dir.

Bu köyde tespit ettiğimiz en yaşlı kişiler Temel (1870) ve Mustafa (1860) kardeşlerdir. Temel Bey’in Kadem (1898) adında oğlu olmuştur. Mustafa Bey’in ise Mustafa (1885), Mahmut (1882) ve Mehmet (1878) adında üç oğlu olmuştur.

Mustafa Bey, tıpkı Kandazlar gibi önemli bir geçmişe sahip olan Güvendi ailesinden Tahsildar Mehmet Bey’in kızı Nimet Hanım’la evlenmişir. Fatma, Emine, Hatice, Hatun, Ali ve Hüseyin adında altı çocuğu olmuştur.

Kadem Bey ise Emine Hanım’la evlenmiş ve Mehmet, Feride, Hasan adında üç çocuğu olmuştur. İstanbul Beykoz’daki Kandazlar’ın yerleşimini Kadem Bey’in oğlu Hasan Bey yapmıştır. Kadem Kandaz’ın köyden Düzce’ye göçtüğü, daha sonra tekrar köye geldiği, oğlu Hasan Kandaz’ın tekrar Düzce’ye, oradan da Beykoz’a göçtüğü bilinmektedir.

Yine Hasan Kandaz’ın oğlu Turan Bey’le yaptığımız görüşmede, Şadı Köyü’nde üç ayrı Kandaz ailesinin olduğu bilgisi alınmıştır. Ayrıca Bolu tarafına göçen Kandazlar’ın da olduğu belirtilmiştir.

Gözlerinin ufak oluşu nedeniyle Temel Bey’in oğlu Kadem Kandaz’ın ailesine Guşgözgiller denir.

Mehmet ve Mustafa Kandaz’ın ailesine Kandazgiller, Mahmut Kandaz’ın ailesine ise Mahutogiller denir. Yani Mahutogiller ile Kandazgiller öz amca çocuklarıdır. Köyün muhtarlığını yapmış olan Hüseyin Kandaz’da Kandazgiller’dendir.

 

Muhtar Hüseyin Kandaz (1934-2001)

Çatalağaç’tan bir anı, Turan Kandaz anlatıyor;  Kaynak,  Düzce’de oturan halası Feride Altunkaya’dır.

“1912 yılında dedem Kadem Kandaz daha 14 yaşında. Rumlar Gümüşhane’den Tirebolu istikametine doğru gelmişler, dedem de Şadı Köyü’ndeymiş. Şadı Köyü’nden geçerken yakıp yıkmışlar. Dedem küçük olduğundan, işlerine yarayacağı düşüncesi ile Rumlar dedemi de yanlarına alıp götürmüşler. Dört yıl boyunca Rumlar’ın ufak tefek işlerini yapmış. Savaş bitipte, Rumlar çekilmeye başladıkları bir zaman da, fırına ekmek almaya diye evden çıkmış. Fırın yakınlarında bir evden kadın elbisesi istemiş ve aldığı kadın elbisesini giyip kaçmış. 18 yaşında tekrar Şadı Köyü’ne gelmiş. Köyden ayrıldığında geride bıraktığı beş kardeşinden dördü kayıpmış (kayıp kardeşlerden birinin adı Bilal). Şadı’da ana-baba bir de kız kardeşi kalmış. Bir gün evde olmadığı bir zaman da, onları da öldürmüşler. Eve geldiğinde cesetleri ile karşılaşmış, dedemi de öldürmek için peşine düşmüşler (ailesinin öldürülme sebebi arazilerini elde etmek). Kaçarak Torul’daki Lebediro (Soylu Ailesine) sığınmış. Lebediro ailesi yörede sözü geçen büyük bir aileymiş. Dedemi de yanlarına alarak köye gelmişler, dedemin arkasında olduklarını, zarar gelirse hepsini öldüreceklerini söylemişler. Lebediro Ailesinden korktukları için dedeme bir şey yapmamışlar.” 

Çatalağaç Köyü’ne ait başka bir bilgi ise Molla Salih Oğulları’nın anne tarafından Kandaz olduklarıdır. Molla Salihoğlu Emin Bey’in annesi Kandaz kızıdır.

Espiye-Dikmen Köyü Keşap-Çakırlı ve Töngel Köyleri

Bu iki yerleşim birimini beraber almamızdaki neden, ortak bir aileden gelmeleridir. İsmail Kahraman’ın bu konuda iki ayrı araştırması mevcuttur. Hiç bölmeden her iki araştırmayı da yayınlıyoruz.

Dikmen Köyü’ndeki Kandazoğulları’nın Bilinen Soy Kütüğü

Kandazoğulları hakkında yaptığı araştırmalarla tanınan ve bu konuda büyük çabalar harcayan Keşap’ın Töngel Köyü’nün Kandazoğlu sülalesi, Bayraktar ailesi’nin büyüklerinden merhum İbrahim Bayraktar’ın, gazeteci İsmail Kahraman’ın babası Mustafa Kahraman ile 1990 yılında İsmail Kahraman’ın işyerinde (Gebze gazetesi) yaptıkları görüşme;

Kandazoğulları’nın, adı bilinen en büyük dedesi Mehmet Kandaz’dır. Hasan adında tek oğlu vardır. Hasan Bey’in iki oğlundan birisi olan Mehmet Bey, yaklaşık 300 yıl kadar önce Keşap Çakırlı Köyü’ne yerleşmiştir. Çakırlı ve Töngel Köyü’ndeki Bayraktar ve Yılmaz soyadlı aileler, Kandaz Mehmet’in torunlarıdır. Hasan Bey’in mezarı, Keşap Çakırlı Camisi’nin arkasındadır.   

Hasan’ın ikinci oğlu Hüseyin Bey, Dikmen Köyü’nde kalmış ve davundan ölmüştür. Mezarı Kıran’da eski kom evinin önündeki çayırdadır. 

Hüseyin Bey’in, Mustafa adında bir oğlu beş kızı vardır. Kızlarının adları: Fatma Gurutoğulları’nda, Emiş Şerefli’de, Ayşe Dokuzgil’de, Hava Karsanlı’da, Hatice Kadirgil’dedir. Mustafa Bey, 1850 yılında Dikmen Köyü’nde 40 yaşında vefat etmiştir. 

Mustafa Bey’in, Hasan adında bir oğlu, üç kızı vardır. Kızlardan Ayşe; Oflugilde, Dudu; Dokuzgilde, Hatice; Şilişigil’dedir. Hasan Bey, 1939 yılında 90 yaşında Dikmen Köyü’nde ölmüştür. Mezarı köydedir. Hasan’ın tek oğlu olan  İbrahim Bey, Dikmen Köyü’nde 1886  yılında  doğmuş, 1915  yılında  29 yaşında birinci Dünya Harbi’nde askere alınarak, Sivas Suşehri’nde şehit olmuştur. Mezarı bilinmeyen Şehit İbrahim’in, üç oğlu bir kızı vardır. Şehit İbrahim’in oğulları: 1. Ali 1319’da doğdu, 1981’de vefat etti. Üç oğlu, dört kızı vardır. Mezarı Dikmen Köyü’ndedir. 2. Şaban 1909’da doğdu, 1986 vefat etti. Üç oğlu dört kızı vardır. 3. Mustafa 01.07.1916’de doğdu, 5 oğlu 3 kızı vardır. Şehit İbrahim’in tek kızı olan Fadime (Fadime Hala) 1914’de doğdu 1997 yılında Gebze’de vefat etti. 

Dikmen Köyü’ndeki Kandazlar, soyadı kanunu ile birlikte Kahraman soyadını almışlardır.

Davun Hastalığı (Veba)Sebebiyle Keşap ve Avluca’ya Gittiler; 

1700 yılının sonlarında (bu tarih, tarafımca 1796 olarak Osmanlı kayıtlarından tespit edilmiştir) Espiye’deki pirinç tarlalarından yayılan sivri sineklerin bulaştırdığı Davun hastalığı (Veba)’ndan birçok insan ölmüştür. Veba salgınından dolayı, insanlar bu bölgeden kaçmışlar. Dikmen Köyü’nden de bazı insanlar göç etmiştir. Göç edenler arasında, Kandazoğulları’ndan da bir kişi bulunuyordu. 

Bu kişi, önce Keşap’ın Unaca Köyü’ne daha sonra da Kezdağı altındaki Valıt Çakırlısı ve Töngel bölgelerine gelmiştir. Buraya gelenler arasında Kandaz Molla Hasan’ın üç oğlundan biri (Köse veya Kara Mehmet) de vardır. Bugün bu sülalelerin soyadları Yılmaz ve Bayraktar’dır. Bu sülaleden ayrılarak, Keşap-Yolağzı bölgesine yerleşen bir kol’da, soyadlarını Mollahasan olarak değiştirmiştir. Ayrıca bu sülaleden bir kardeşin de Dereli içindeki Duroğuna gittiği bilinmektedir. 

Kandaz Molla Hasan’ın ikinci.oğlu Ömer (Bugün Mollaoğulları denmektedir) Avluca’ya gitmiştir. Bu köy, Espiye’nin yükseğinde bir köydür. 

Üçüncü Oğul Hüseyin, Yağlıdere yakınlarında bulunan Espiye’ye bağlı Dikmen Köyü’ne gitmiştir. Asıl dede yerinde kalmıştır. Bu sülaleye bugün Kandazoğulları denmektedir ve soyadları Kahraman’dır. 

Espiye Dikmen Köyü’nde kalan Kandaz Hüseyin’in, Hasan ve Mustafa adında iki oğlu vardır. Hasanın (1848-1939) mezarı Dikmen Köyü’ndedir. Hasan’ın oğlu İbrahim, ikinci seferberlikte (1915 yılında) Sivas-Suşehri’nde Ermeniler tarafından şehit edilmiştir. İbrahim’in üç erkek (Ali-Şaban-Mustafa) ve bir kız (Fadime Hanım) evladı vardır. Ali ve Şaban’ın mezarı Espiye Dikmen Köyü’ndedir. Fadime Kahraman’nın mezarı Gebze’de bulunmaktadır.

Ek Bilgi:

 Karadeniz Bölgesi’nde böylesine önemli roller oynayan Çepni boyu ile ilgili bilgiler XVIII. yüzyıldaki belgelere de geçmiştir. Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’nun belirlediğine göre; “Trabzon’da Görele (Parabolu) Kazası halkından Çepniler, yerlerini terk ederek, 1732 yılında Espiye madeni çevresindeki bölgelere yerleşmişlerdi. Bununla beraber bir süre sonra, buradan kaldırılarak eski yerlerine yerleştirilmişlerdir. 

Bu tarihi bilgiden ve İsmail Kahraman’ın araştırmalarından hareketle; bu yerleşim birimlerine göçler 1732 yılında Giresun Görele’den gerçekleştiği fikri uyanmaktadır. 

Diğer taraftan, Hüseyin Kahraman’ın beyanına göre aile Espiye civarına Şalpazarı’nın Kabasakal Köyü’nden buraya geldiklerini belirtmişlerdir. Kabasakal Köyü Çetrik ve Dorukkiriş Köyü’nün tam ortalarında yer almaktadır. Bu köyler ile akrabalık bağlarının yüksek olduğu düşünülmektedir.

Şebinkarahisar-Alişar Köyü

Kandaz ailesinin en yoğun olduğu bölgelerden biridir. Devlet kaynaklarından, 5 büyük Kandaz kolu ve bunlara kayıtlı tam 548 kişi tespit edilmiştir. Aile soyadı kanunu ile birlikte Kandaz soyadı dışında; Türk, Altun, Tuna, Tül ve Tekel soy isimlerini de kullanmaktadırlar.  

  • Tespit ettiğimiz en yaşlı Kandaz 1809 doğumlu Hasan Bey’dir. Hasan Bey’in Mustafa (1831), Mehmet (1838) ve İbrahim (1843) adında üç oğlu vardır.
  • Mustafa Bey’in Hasan (1855) ve Ahmet (1872) adında iki oğlu vardır.
  • Mehmet Bey’in Ali (1868), Salim (1870) ve Hasan (1872) adında üç oğlu, Yunus (1896) ve İlyas (1907) adında iki torunu vardır.

İbrahim Bey’in Haşim (1868), Ömer (1871), Nuri (1872) ve Hüseyin (1893) adında dört oğlu vardır. 

Şebinkarahisar’ın Alişar Köyü’nden onlarca şehit verilmiştir. Bilgilere şehitler bölümünden ulaşabilirsiniz. 

Şebinkarahisar Alişar Köyü’nden Ali ve Emine’nin 1896 doğumlu oğlu Yunis Kandaz

Mısır’da süren Kurtuluş Savaşı sırasında esir düşmüş ve Mısır’ın Iskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı’na hapsedilmiştir. Ancak üç sene sonra ülkesine geri dönebilmiştir.

Görele

 Görele’de üç ayrı yerleşim tespit ettik.

Görele-İsmailbeyli Köyü-Kandazlar Mahallesi

İsmailbeyli Köyü’nde 82 Kandaz tespit edilmiştir. 1824 doğumlu Mehmet Kandaz, tespit edebildiğimiz en yaşlı Kandaz’dır.

Mehmet Bey’in tek oğlu Mustafa Kandaz’dır (1850).

Mustafa Kandaz’ın altı oğlu olmuştur. Mehmet (1878), İshak (1880), Harun (1882), Yusuf (1887), Sadık (1894), Ahmet Nuri (1896) Kandaz Beyler’dir.

Mustafa Kandaz’ın oğulları Mehmet, İshak, Harun, Yusuf ve Ahmet Nuri savaşlarda şehit düşmüştür.              

 Yunus Kandaz (1904-1983) ve oğlu Mehmet Kandaz (1932)

Görele-Güneyköy

Gügercin soy ismine sahip olan aile, Görele Çarşı’daki Kandazlar’la yakın akrabadır.

Tahminlerimiz Ahmet Kandazoğlu ile Mehmet Bey’in kardeş olduğu yönündedir. Ulaştığımız bu bilgi kesin değildir. Eğer kardeşliği yönündeki araştırmalarımız olumlu olursa o zaman bu ailenin diğer akrabaları da Vakfıkebir Bahadırlı Köyü’ndedir.

Tespit edebildiğimiz en yaşlı Kandaz, Mehmet Bey’dir. Oğlu Ali Temel Bey ve onunda oğlu Salih Bey’dir. Salih Bey Sarıkamış’ta şehit olmuştur. 

Gügercin ailesinden Soner Gügercin ile yapmış olduğumuz yazışmada; “Görele’deki Kandazlar’la bağlantımız büyük dedelerimizden geliyor. Soyadı kanunu ile birlikte neden Gügercin soyadını aldıkları hakkında bir fikrimiz yok. Aslında dedem Türk soyadını almak istiyormuş. Köye memurlar kayıt için geldiğinde, başkasının daha önce bu soyadını aldığı söyleyerek reddetmişler. Dedem de, nereden aklına gelmişse Güvercin soyadını almış. Memur bunu Gügercin diye yazıyor ve ortaya bu soy isim çıkıyor. Şu an bizden olup, nüfusta yanlışlıkla soyadı Güvercin diye yazılanlar bile var. Daha sonraları, Naci Amca’nın daha sonraları “gelin soyadlarını birleştirelim” teklifine, karışıklık olur gerekçesiyle büyüklerimiz yanaşmamışlar. 

Naci Amca’nın anlattıklarından hatırladığım kadarı ile Görele’ye 1700’lü yıllarda Akçaabat’tan gelmişler. Oraya da Bakü’den gelmişler. Bir kısmı Görele’ye bir kısmı da Bulancak’a yerleşmiş. Hatta Görele’ye ilk geldiklerinde sahilden yer verilmesine rağmen “Buraya Rus’lar gelir, biz reçberlik yapacağız” diyerek daha yukarı, Güneyköy’e yerleşmişler. Sülale zamanla kız çocuğunun daha çok olmasından dolayı küçülmüş. Mesela dedem tek erkekmiş (Hasan Gügercin). Zaten babası 1. Dünya Savaşı’nda Sarıkamış’ta şehit olmuş.  

Giresun’da şu an bizden pek kimse yok. İstanbul Üsküdar ve Çengelköy’de yoğunluktayız. Dedemin babası Salih, dedem de Hasan adındadır. Zamanında Naci Amca’nın babası köydeki yerlerini satıp çarşıya yerleşmiş”.

Görele-Çarşı

Araştırmalarıyla bizim bu kitabı yazmamıza vesile olan Nabi ve Naci Kandazoğulları, bu yörenin fertleridir. Kitabımızın araştırmalar bölümünde kendisine yer verilmiştir.

 “Zıva Beldesi’ne yerleşen dedemiz Osman Bey ve takip eden ahvadı bu bölgede yaklaşık 200-250 yıl kadar yaşayıp dağıldıktan sonar, 200-220 yıl önce vukua gelen ve bölgeyi kırıp geçiren Veba (taun) salgını yüzünden büyük dedem Kandazoğlu Ahmet Efendi (sonradan aldıkları unvana göre Ağa) Zıva’yı terkedip Trabzon’a yerleşmiş ve 100 sene once de Ahmet Ağa’nın torunu olan dedem Halil Efendi Görele’de askerlik hizmetini ifa ederken, babası Hacı Ali Efendi’nin arkadaşı Görele kadısı Hacı Mehmet Efendi’nin kızı Gülüzar Hanım’la evlenip yeniden eski memleketine yerleşmiştir. İşte ben bu evlilikten olma, Ahmet Hamdi Kandazoğlu’nun çocuğu olarak, ilk yerleşim bölgemde dünyaya geldim”.

Konuyu, biraz daha detaylandıralım.  Bu aileye mensup 82 kişi tespit edilmiştir. Ahmet Ağa’nın oğlu; Hacı Ali Bey onunda oğlu Halil Bey’dir. Halil Bey’in, dört oğlu üç kızı olmuştur. İsimleri; Eyüp (1887), Ahmet Hamdi (1890), Ali (1899), Nadire (1892), Kadriye (1895), Bahriye (1901) ve Mehmet Niyazi (1913)’dir.

 Naci Kandazoğlu ve Ailesi

 Zonguldak Merkez’de yaşayan Ali Bey’in oğlu, Adnan Kandazoğlu da bu aileye mensuptur.

Kastamonu’ya yerleşmiş olan Mehmet Niyazi Tuncer de bu ailenin bir ferdidir. Halil Bey’in oğludur.

 Görele’deki bu aile, Vakfıkebir’deki ve Akçaabat’taki Kandazlar’la direkt olarak bağlantılıdır. Hüseyin Bey’in iki oğlundan Ömer Bey Akçaabat ve Vakfıkebir’e yayılırken, diğer oğlu Ahmet Bey Akçaabat ve Görele’ye yayılmıştır. Ayrıca Güneyköy’de yerleşmiş olan Mehmet Ağa’da bir diğer kardeştir.

 Ali Bilir’in “Geçmişten Günümüze Görele” isimli eserinde;

  • Niyazi Kandaz’ın Yeşilyalıspor’da futbolcu olduğunu (Syf. 275),
  • Nabi Kandazoğlu’nun 1961-1969 yılları arasında Görele Belediye Başkanlığı görevinde bulunduğunu (Syf. 142),
  • Halil Efendi’nin, 1888-1901-1902-1903 yıllarında Belediye Meclisinde katip olarak görev aldığını (Syf. 140-141)
  • Görele’de kurulan ilk cemiyetin “Görele Okutma Cemiyeti” olduğunu ve bunu kuran beş kişiden birinin Naci Kandazoğlu olduğunu (Syf. 281), yine bu konuda “Görele Okutma Cemiyeti Nizamnamesi, İstanbul 1923” bahsedilmektedir.
  • Hacı Alizade Halil Efendi’nin 1906-1907 yıllarında “Mekke-i Mükerreme (Ayn Zübeyde) su yolları için Görele Kazası’ndan yapılan para yardımı listesi”nde 14 akçe yardımda bulunduğunu (Syf. 352) belirtmiştir. Yine aynı konuda Hikmet Öksüz’ün “Hicaz su yollarının tamiri için Trabzon ve havalisinden toplanan yardımlar”, Trabzon Tarihi Sempozyumu Bildirimleri (6-8 kasım 1998) Trabzon-2000 isimli eserinin 451-452. sayfaların da bahsedilmektedir.

 * Ahmet Hamdi Kandazoğlu için “Ünlü Kandazlar” bölümüne bakınız.

 

 

Cumhurbaşkanımız Cevdet Sunay ve Görele Belediye Başkanı Dr. Nabi Kandazoğlu (28.03.1966)

Tirebolu

Ordu’nun Ünye İlçesi Çamurlu Mahallesi’nden olan bu aileye mensup 6 kişi tespit edilmiştir. Ayrıca duyumlarımız Tirebolu’da bir Kandaz topluluğunun olduğu yönündedir. Çok fazla bilgi edinememize rağmen, kendini Kandaz olarak nitelendiren fakat zamanla Kavraz olan bir grubun varlığından bahsedilmektedir. Hatta Kavraz Köyü, Yaylası ve Deresi’nin de bu aileden geldiği söylenmektedir. Bilgiler net ve kesin olmadığından varsayım olarak bahsetmekteyiz. Yine Yeniköy Mahallesi’nde Kandaz lakaplı bir ailenin varlığından haberdarız.

Güce-Kuluncak Köyü

Etem Kara’dan aldığımız bilgilere göre bu köydeki Kandazlar’la ilgili 3 ayrı rivayet vardır.

Birinci rivayet: Kandazoğulları’ndan iki kardeş 1923 senesinde Tirebolu/Güce/Kuluncak Köyü’nde oturmaktadır. Bu kardeşlerden birisinin soy ismi Kandemir, diğeri Kandazoğlu olarak kalmıştır. Kuluncakta olanlar Kandazoğlu olarak kalmış, Yeşilköy’dekilerde Kandemir olarak kalmıştır. Toprak meselesi yüzünden Kuluncak’ta Kandazoğulları, yerlerin el değişimi için Kara soyadını almıştır. 

İkinci riveyet: İki kardeşten biri lalaş (ağırkanlı) diğeri kısa boyludur. Lalaş olan zaman içerisinde kandoğl olmuş, kısa olan da hotur-bodur derken hoçur/halaç olarak kalmıştır. 

Son rivayet ise; Atalarımız önce Kürtün’den Eynesil’e gelmiş. Daha sonra Eynesil’den Kuluncak Köyü’ne yerleşmişlerdir.

Diğer 

Bulancak’ın Bostanlı Köyü’nde soyadı Kandas olan, Keşap’ta yaşayan Mollahasanoğulları, Alucra’nın Bereketli Köyü’nde yaşayan Mollaoğullarının ve yine soyadı Kara olan ailelerin Kandaz soyundan oldukları bilinmektedir. Ayrıca Keşap’ın Bayramşah Köyü’nde Kandazlar’ın bulunduğu bilinmektedir. Ancak bu ailelerle ilgili detaylı bilgilere ulaşılamamıştır.

Giresun için 3 cevap

  1. sait der ki:

    Selamlar ordu/ kumru /samur mahallesinde kandazogullarinin. Sayısı en az 200 kişiden fazladir bilmenizi istedim saygılar sunarim

  2. İbrahim Bayraktar der ki:

    Merhaba ben İbrahim Bayraktar. Keşap’ın Töngel Köyü’nün Kandazoğlu sülalesi, Bayraktar ailesi’nin büyüklerinden merhum İbrahim Bayraktar’ın torunuyum. Merhum dedemin ve sizlerin çalışmalarını görmek ve böyle köklü bir aileden gelmek gerçekten gurur verici. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum ve selamlarımı iletiyorum.

admin için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>