Ünlü Kandazlar

Ahmet Hamdi Efendi 

Ahmed Hamdi Efendi, 1888 yılında Görele’de doğdu. Görele Eytam Müdürü Halil Efendi’nin oğludur. Görele’de İbtidâî Mektebi’nde ilk dîni bilgileri aldıktan sonra gittiği Rüşdiye Mektebi’nden aliyyülâlâ [=pekiyi] derece ile diploma aldı (5 Aralık 1902). Bir müddet Lâzistan Sancağı Bidayet Mahkemesi Kalemi’ne ve Görele Ziraat Bankası Sandığı’na mülazemetle devam etti. 30 Ekim 1910’da, 150 kuruş maaşla Görele Ziraat Bankası Sandığı’na atandı. Kaza kaymakamı, kendisinin namuslu ve emniyetli bir kişi olduğunu bildirmiştir.[BOA, SAİD, nr. 177, s. 395 (25 Nisan 1911)] 

Görele tarihinden bir anı, Hüseyin Hüsnü Durukan, savaş anılarını şöyle anlatıyor; 

“Bayramın ikinci günü düşmanlar Görele’deydi. Düşman hıncını alamamıştı, fakat Türkler’e burada, onlardan daha çok düşman davranan Ermeni asıllı Rus askerleriydi. O gün sokakta ve kahvede rastladıkları pek çok kişiyi öldürdüler. Çevreden ve muhacirlerden topladıkları yüzlerce kişiyi bugünkü ortaokulun yanına, kumbaşına dizdiler. Bir Rus gambotu bu sıralara doğru mitralyözleriyle hedef aldı. Bu düzgün ve tam tevekkül içindeki insan yığınının ölümü beklediği bir anda bir sandal görüldü. İçindekiler, Müftü Müştak Efendi, Ali Bilge ve Hamdi Kandazoğlu idi. Gambota çıktılar. Epey bir zaman sonra gambot hareket etti. Sandal geri döndü, bu büyük insan yığını da ölümün pençesinden kurtuldu.” 

*“Geçmişten Günümüze Görele”-Ali Bilir syf.53

*“Görele’nin İşgali”-Sinan Emanet syf.82

Kaytaz-zâde Mehmed Nâzım

(Lefkoşa, 1857 – Lefkoşa, 1924)

Mehmed Nâzım Efendi Lefkoşa surlarından birine adını vermiş, Kıbrıs’ın eski Türk ailelerinden Kaytazlar’a mensuptur. Öğrenimini doğduğu yerde tamamladıktan sonra 1884 yılında kamu hizmetine girerek sırasıyla Sakız Adası, Adana, İstanbul, İzmir ve Bursa’da görev yapmıştır. İstanbul’da bulunduğu süre üstad bildiği Recâî-zâde Ekrem Bey’in edebi sohbetlerine katılan seçkin kişiler arasında yerini almıştır. Namık Kemal’in Magosa günlerinde yeni yetme bir delikanlı olup onunla yakın ilişki kurmuştur. Vatan Şairi’nin ona yazdığı mektupları ve daha başka şeyleri içeren bir dosyayı Kaytaz-zâde ailesi T.C. Milli Eğitim Bakanlığı’na yıllar önce iletmiş bulunuyordu. 

Nitekim Mithat Cemal Kuntay, Namık Kemal ile ilgili eserini yazarken bu dosyadan büyük ölçüde yararlanacaktı. Nâzım Efendi yüzyılımızın başında Lefkoşa’ya dönecek ve Kıbrıs Seriye Mahkemesi’ndeki görevini ölüm tarihi olan 1924 yılına değin sürdürecekti. Lefkoşa’nın Girne Kapısı mezarlığında toprağa verilmişti. Mezarlığın erken bozulup yerine okul binalarının yapılmasıyla, tarihimize ışık tutacak çoğu mezar taşları gibi Kaytaz-zâde’ninki de yitip gitmiştir. 

İlk romanı Yadigâr-ı Muhabbet 1896, ilk tiyatro oyunu Safa yahud Netice-i Ibtila 1909 yılında Lefkoşa’da basılmıştır. Bir başka romanı, Leyle-i Visal, 1894 yılında Kıbrıs gazetesinde tefrika olunurken 12. bölümden sonra arkası gelmemiştir. Şiirlerinden bir bölümü 1993 yılında Rûh-i Mecruh adıyle yayımlanmış bulunuyor-KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Yayınları: 26. eserlerine bakıldığında Namık Kemal ile Recâî-zâde Ekrem Bey’den etkilendiği hemen anlaşılacak gibidir.

Lefkoşa’nın bir diğer büyük ailesinin oğlu Kaytazzade Nazım Efendi, dedesi Mustafa Baba’nın ünlü bir Bektaşi babası olduğunu anlatmaktadır. Kaytazzade, kendisinin Mevlevi olduğunu belirtiyor. Torunu Şeyh Nazım-ı Kıbrısi de dünyaca ünlü bir Nakşibendi şeyhidir. Belki de bütün bu ailelerden daha önemli olmak üzere, Osmanlı İmparatorluğu’na bir sadrazam ve Kıbrıs’a da İngiliz döneminin seçilmiş ilk milletvekilini veren Köroğlu ailesinin de Bektaşi olduğu biliniyor. Hem Kamil Paşa ve hem de Köroğluzade Hüseyin Ataullah Efendi, bilinen anlı şanlı Bektaşilerdi.

Kaytazzade Mehmed Nazım Bey (Şeyh Nazım Adil’in büyük dayısıdır, 1857–1924).

Kandazzade Es-Seyyid Hüseyin Efendi

Abdullah Bay’ın doktora tezinde ele aldığı “Trabzon Eyaleti’nde Mütegallibe Hareketleri ve Ayanlık (1750 -1850)” isimli çalışmasının 86. sayfasında “Dizdaroğlu Hüseyin, Kandazzâde Esseyid Hüseyin’e ait Giresun’daki misafirhanesi ile altmış dört odalı bir kıt’a ve altmış iki odalı bir kıt’a mülk hanelerini ve otuzdan ziyade mülk dekakin ve sekiz mahzenini ve iki ekmekçi fırınlarını yakmış ve mallarını ele geçirmiştir” demektedir BOA, TAD, c.1, s.198, h.3. Sene olarak 1750 yılından bahsedilmektedir. 

Tabi burada bizi ilgilendiren husus hem Kandaz olması hem de Seyyid unvanı ile anılmasıdır. Seyyid unvanının Hz. Hüseyin’in soyundan gelenlere verildiği bilinmektedir. Araştırmalarımızı kişi üzerinde yoğunlaştırmamıza rağmen çok fazla bir bilgiye ulaşamadık.

Mehmet Fatsa, “Giresun Kentinde Bir Türkmen Dervişi Kutbü’l-Arifîn Hasan Dede ve Sandalbükü Zaviyesi” adlı eserinde “1792 tarihli bir kadı sicilinde evlâd-ı vâkıfdan Seyyid Mustafa Halife, bilâveled vefat etmiş, boş kalan zaviye şeyhliğine Seyyid Hüseyin Halife getirilmiştir (Cevdet Evkaf, 3879)” demektedir. 

Hassas ve Kandaz tarihini tamamiyle değiştirebilecek bir bilgi olması nedeniyle bu konuda özel olarak bir çalışma yürütülecektir.

Süleyman Kandaz 

1893 yılında Ordu Mesudiye’de doğdu. Sırasıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü, Akyazı Yeni Cami imam-hatipliği, Konya Ereğli vaiz adaylığı, Konya Ereğli vaizliği, Develi vaizliği, Niğde vaizliği ve müftülüğü görevlerinde bulundu. 27 Mayıs 1960 ihtilali ile bur görevini Hendek’te sonlandırmıştır. 1966 yılında vefat etmiştir.

Mehmet Vehbi Bey (Mühendis Bey)

1883 yılında Samsun’da dünyaya gelmiştir. Elimizdeki Kandaz bilgilerine (Samsun’da yerleşikler veya tespit edilen tüm Kandazlar) başvurduğumuzda Mehmet Vehbi Bey’e veya ailesine rastlayamıyoruz. Bu araştırılması gereken bir husustur. 

Samsun İdadisi’nde ve İstanbul Mülkiye Mühendis Mektebi Âlisi’nde tahsilini tamamlamış ve 1906 yılında Kastamonu Vilayet-i Ser Mühendis Muavinliği’ne tayin edilmiştir. 

1909 yılında Çankırı Nafia Memurluğu’na, İstanbul Şehremanati Birinci Daire Belediye Mühendisliği’ne müteakiben Evkaf Vekâleti İnşaat ve Tamirat Mühendisliği’ne tayin edilmiş ve 1923 yılında Ankara Evkaf İnşaat Müdüriyeti Muavini olmuştur. 1928 yılında Evkaf İnşaat Müdüriyeti Umumiyesi İnşaat ve Tamirat Müdür ve Baş Mimarlığı’na tayin edilmiştir.

Diğerleri

Günümüzde yaşayan pek çok ünlü ve önemli görevler üstlenmiş Kandazlar mevcuttur. Bunlara kitabımızda tek tek yer vermek isterdik ama ulaşabildiklerimiz aşağıdadır. Elimize bilgiler ulaştıkça bu sayıyı arttırmayı bizde isteriz.

Bahattin Kandaz, Milli sporcu.

Ahmet Kanat, Kürtün Belediye Başkanı.

Mehmet Kandazoğlu, Ağasar Halk Oyunları Derneği Kurucu Başkanı. Dorukkiriş Köyleri Yardımlaşma Derneği Kurucu Başkanı. Horon Üstadı.

Bünyamin Kandazoğlu, Ostim Genel Koordinatörü.

Erol Kandaz, Marmara Ereğlisi Belediye Başkan Yardımcısı.

Mustafa Kandaz, Ünye Anadolu Lisesi Müdürü.

Dr. Nabi Kandazoğlu, 1961–1969 yılları arasında Görele Belediye Başkanı.

Cevat Kandazoğlu, Kumru Merkez Muhtarı (4 dönem),

Remzi Kandaz, Arapçeşme Mahallesi Muhtarı,

Süleyman Kandaz, Niğde Müftüsü

İsmail Kahraman, Gebze Gazetesi Sahibi, Gazeteci, Yazar

Yahya Kahraman, Gebze Olay Gazetesi sahibi

Hakkı Anıl Kandaz, TBMM basım evi Müdürü

Hüseyin Kandaz, Trabzon TRT Bölge Müdürü

Adem Kandaz, Kumru Seçim Müdürü

Hüseyin Kandaz, Çatalağaç Muhtarı (1973-1984)

İmdat Özmen, Ordu Haber 52 Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı

Özgür Aydın Özmen, Batman Vali Yardımcısı

Ünlü Kandazlar için 1 cevap

  1. Nilüfer H. Koca der ki:

    Yukarıda verilen bilgilere göre Mehmet Vehbi Kandaz benim eline doğduğum, küçük dede diye bildiğim kişi olup, 3 yaşımda iken siroz nedeniyle vefat etmiştir. Mezarı Karacaahmet mezarlığında olup dedem, anneannem vb. büyüklerimle bitişiktir. Eşi rahmetli Hatice Kandaz hanımefendi de 1974 yılında hakkın rahmetine kavuşmuş olup vasiyeti gereği mezarı satın alınmamış ve yaptırılmayarak kaybolmasına izin verilmiştir. İlgilenenlerine…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>